MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın danışmanı ve MHP’ye yakınlığıyla tanınan Türkgün gazetesi başyazarı Yıldıray Çiçek, fon soruşturmaları hakkında, “İktidar cephesinin Özgür Özel’in bu absürt siyasi duruşunun tersine fon vurgunu soruşturmasında kesinlikle kararlılık ve tavizsizlik göstermesi gerekir. Ancak bu kararlılığın yalnızca açıklamalarda kalmaması gerekiyor; siyasi konumu ve bağlantıları ne olursa olsun, sorumluluğu olan herkes için hukuk eşit ve eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır” dedi.
Bahçeli’nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek, fon krizini köşesine taşıdı. Çiçek, “Türkiye’nin son yıllardaki yoğun gündemi yolsuzluk, rüşvet, kara para aklama ve dolandırıcılık olaylarıyla şekilleniyor. Her gün yeni bir olayla başlıyoruz, çoğu zaman başka bir skandalla günü kapatıyoruz. Artık bu meselelerin iktidarı ya da muhalefeti yok. Her siyasi yapı içinde benzer suçlara karışan kişiler ortaya çıkabiliyor. Asıl önemli olan, kim olduğuna veya hangi siyasi çevreye ait olduğuna bakılmaksızın bu tür suçlarla hukuk ve adalet çerçevesinde mücadele etmek; kamu vicdanını rahatlatacak ve adalete güveni artıracak bir duruş sergilemektir” diye yazdı.
“Siyasi nüfuzunu kullanarak haksız kazanç elde eden, kamu kaynaklarını ya da bireylerin tasarruflarını kötüye kullanan herkes, konumu ne olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir” diyen Çiçek, şunları ekledi:
“Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk ve vurgun yapanları korumak hiçbir siyasi partiye fayda sağlamaz. Aksine, içinde çürüme barındıran siyasi yapıların bu çürümeyi daha da derinleştirmesine neden olur. Bunun bedelini yalnızca o siyasi yapılar değil, maddi ve manevi kayıplara uğrayan toplumun tamamı öder.
Nitekim CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, CHP’li belediyelerdeki iddialar karşısında “Bizde rüşvet yok, irtikâp yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok. Bize karşı iftira var.” şeklindeki açıklaması da bu tartışmanın önemli örneklerinden biridir. İddiaları tamamen reddeden ve bunları iftira olarak nitelendiren bu yaklaşımın siyasi açıdan ne kadar garip olduğu anlaşılmıştır. Özgür Özel bu tavrı sergilediği günden beri iki yakası bir araya gelmemiştir. Hatta onun savunduğu belediye başkanları bile ona para verdiklerini iddia etmiştir. Özgür Özel’in başında olduğu bir Türkiye’de yandaşları fon vurgunu yaparsa büyük ihtimalle o da “Bizde fon vurgunu yok. Bize karşı iftira var.” diyerek savunma yapar ve inkâr ederdi.
İktidar cephesinin ise Özgür Özel’in bu absürt siyasi duruşunun aksine fon vurgunu soruşturmasında kesinlikle kararlılık ve tavizsizlik göstermesi gerekir. Ancak bu kararlılığın yalnızca açıklamalarda kalmaması gerekiyor; siyasi konumu ve bağlantıları ne olursa olsun sorumluluğu bulunan herkes için hukuk eşit ve eksiksiz bir şekilde işletilmelidir. Hiç kimseye siyasi nüfuzu nedeniyle ayrıcalık tanınmamalı; hiç kimse de siyasi kimliği nedeniyle peşinen suçlu ilan edilmemelidir.
( ALINTI www.turkgun.com/kose-yazisi/201010/milletin-alin-terine-ihan… )